Çünkü
sosun içindeki baharatlar farklıdır!..
Bu
seride, bir önceki pizzanın içindeki baharatları bir sonraki
yazının ilk cümlesinde vereceğim:
Belki
farketdiniz ama bir önceki yazıda Freud'un “insanoğlu insan”
için tanımladığı iki temel içgüdü vardı, sosun içinde!
Merak
eden, keşfeden, üreten ve biriktiren “insanoğlu insan”ın
zamanla umarsızlaşmasına, hazırakonmasına, tüketmesine ve
totolojileri yıkmasına şahit oluyoruz.
Bakınız,
Bekir Coşkun ne demiş:
“Yumurtayı
alıp masada parmağınızla ittiriverin; oval yapısından dolayı
dönüp dönüp eski yerine gelecektir.
Bu
yüzden yumurtanın yuvarlanıp yuvadan düşme olasılığı azdır.
Eğer yumurta başka bir bir biçimde, diyelim ki yusyuvarlak
olsaydı, yuvalarda duramayan yumurtalar yüzünden kuş sayısı
azalacaktı.
Onlar
azalınca tilkiler de azalacaktı...
Tilkiler
azalınca fareler çoğalacaktı...
Fareler
çoğalınca yeterince patates, mısır, turp, mercimek, bakliyat...
Kısacası
'insanoğlu'nu besleyen yer ürünleri olmayacaktı...
Bunlar
olmayınca Osman da olmayacaktı...
Halbuki
Osman var...
Kuş
bir taşın yada dalın üzerine tüneyip kakasını yaptığında
bile, kuşun da kakasının da bir hikmeti vardır.
Bir
bakarsınız ki erişilmez duvar gibi yalçın kayalıklar arasında,
yemyeşil bir incir ağacı var...
Bu
kuşun kakasının hikmetidir...
Ya
da karganın yedek yiyecek olarak sakladığı bir cevizden
filizlenmiş bir görkemli ceviz ağacı...
Kargaya
cevizi saklama aklını veren de, gömdüğü yeri unutacak kadar
akılsız yapan da bu müthiş düzenektir...
Aslında
ormanları ekenler kuşlardır...
'İnsanoğlu'nun
geldiği yerdir; doğa, orman, ağaç, tilkiler, solucanlar, fareler,
kuşun kakası, yumurta...
Ve
Osman...
Osman
tüm bunları bilmez...
Yumurtanın
oval biçimindeki gizli hikmet ile kendi cinsinin arasındaki müthiş
bağı anlayamaz...
O
durmadan yok etmek ister
doğayı...
Ağacı sevmez, ormanı açar,
kediyi tekmeler, kuşu vurur, denizi foseptik yapar, ırmağa işer,
karacaları-ayıları kovalar, yunusları öldürür, kurda-domuz
düşmandır...
Doğaya saygısızdır...
Tabiatın en tehlikeli ve en
büyük düşmanıdır...
Kuşun kakası ile yumurtanın
oval biçiminin dahi, yaşamın nasıl vazgeçilmez parçaları
olduğunu aklına getirmez..
Tüm
bu nedenlerle ben insanın zeki yaratık maymundan
geldiğine
inanmam...
Eşekten
geldiğine
inanırım.”
(Bekir
Coşkun – Hürriyet Gazetesi)
“İnsanoğlu
insan”ın medeniyetleri kurması ile insanlık tarihindeki
fanteziler çeşitlilik göstermiştir. “İnsanoğlu insan”
anlamak için binlerce yıllık bir diyalektiğe giriştiği doğayı,
birkaç yüzyılda ciddi anlamda tahrip etmiştir. “İnsanoğlu
insan” fiziği anlamak için verdiği çabanın karşılığında
yine “insanoğlu insan”a faydası dokunacak sonuçlara ulaşmış
ancak çoğu zaman bu sonuçları kullandığı tek yer üniversite
ders kitapları olarak kalmıştır. “İnsanoğlu insan” ateşi
keşfettiğinde yaşam şekli değişmiş; barınmadan-üretime
kadar birçok olguda gelişmeler göstermiş ancak “paylaşım”
konusunda “eşeklik etmiştir”. Buradan konuyu sosyalist propagandaya
bağlayacağımı düşünenler avuçlarını yalayabilirler zira
bu yazı serisinde “insanoğlu insan” yalnızca antropoloji,
biyoloji ve sosyoloji perspektifinde -kronolojik
sıra takip edilmeden ve ideolojilere bulaşılmadan-
incelenecektir!..
Peki neden bu “insanoğlu insan” eşeklik edip durur?..
Friedrich
Nietzsche “İnsanca, Pek İnsanca” adlı kitabında şöyle
buyurur: “İnançlar, yalanlara göre gerçeklerin daha büyük
düşmanıdır”.
Eşek, inandığı şey
doğrultusunda önünde duran gerçeği çifteleyecek kadar
eşektir!..
Tarihte
“insanoğlu insan” kimi zaman eşeklik edecek kadar küçülmüş
ve fantezi dünyamıza malzemeler vermiştir.
İşte o malzemelerden bir yenisi: “Mao”
İşte o malzemelerden bir yenisi: “Mao”
70 milyon Çinlinin ölümüne
sebep olan Mao, 20. yüzyılda eşekliğin daniskasını yapmıştır.
Yarım milyar “insanoğlu
insan”a, ne yediğinden giydiği kıyafete kadar karışan bu eşek
“bu pizzadaki baharatlardan” birine yenik düşerek, esas olanın
insanı yaşatmak olduğu gerçeğini görememiştir.
“Aslolan devlettir”i ancak
eşekler söyler...
Ortaçağda hemen her türlü düşünceye adeta sansür uygulayan kilise de aslolan'ın "insanoğlu insan" olduğunu unutmuş ve "insanoğlu insan"ı, onu yaratan adına, katletmiştir.
Bir küçük anekdot:
Biliyor musunuz?..
Gururla bahsettiğiniz denizci
Piri Reis'in, donanmayı terkettiği gerekçesiyle idam edilerek
öldürüldüğünü!..
Aslolan “insanoğlu
insan”dır bu gerçeği çifteleyen ancak eşektir...
Devam edecek...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder